Antalyaspor’dan Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’na tepki

Antalyaspor’un resmi sitesinden yaptığı açıklama şu şekilde:

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sayın Ahmet Ağaoğlu’nun Trabzonspor resmi dergisinin Haziran-Temmuz sayısında yaptığı açıklamayı hayret ve şaşkınlıkla okuduk.

Açıklamada Sayın Ağaoğlu’nun, “Saha kenarında Antalyaspor hocası ortamı anlamsız bir şekilde gerdi. Bir final maçı olur anlarım ama seyirciyi tahrik edecek davranışların içinde bulunması beni ürküttü.” ifadeleri akla, mantığa ve gerçeğe tamamen aykırıdır.

30 Nisan 2022 tarihinde oynanan, bitmemiş olmasına rağmen binlerce seyircinin sahaya girerek teknik heyet ve oyuncularımızın can güvenliğinin tehlikeye atılması sonucu özür dilemesi gerekenlerin, aklıselim davranıp hakkımız olmasına rağmen sahadan çekilmeyerek asil bir duruş sergileyen kulübümüze, en başta Türk futbolunun marka değeri adına teşekkür etmesi gerekenlerin bu iddiaları tamamen mesnetsizdir.

Sayın Ağaoğlu, açıklamasının devamında “Ondan sonra on dakika fazla bir şey hatırlamıyorum. On dakikalık kopukluk var bende.” ifadeleri aslında bir anlamda bizi doğrular niteliktedir.

Futbol Sorumlumuz Nuri Şahin’in sözde bir gerginlik yarattığını, sözde seyirciyi tahrik ettiğini, kopukluk anında hatırlamayı başaran Sayın Başkan’ın, bir özür ve teşekkürü de hatırlamasını bekliyoruz.

Ancak Sayın Ağaoğlu’nun, röportajın sonunda “Taraftar olsaydım sahaya ben de atlardım” ifadelerini okuyunca çok fazla şey beklediğimizin de farkına vardık.

Başkanımız Av. Aziz Çetin’in, taraftarının takımını sahiplenmesini tüm Türkiye’ye örnek gösterdiği Trabzonspor’u temsil eden Sayın Ağaoğlu’nun efendi kişiliği, çalışkanlığı, saha içinde kalmaya özen gösteren ve futbol kamuoyunca takdir edilen Nuri Şahin’i bu tür bir töhmet altında bırakmasını asla kabul etmiyoruz.

Fraport TAV Antalyaspor A.Ş. Yönetim Kurulu

AHMET AĞAOĞLU NE DEMİŞTİ?

“Sahaya ben de atlardım”

“Başkan koltuğunda değil de taraftar olsaydım sahaya ben de atlardım” diyen Ağaoğlu, “Bir kere kafadan sahaya ben de atlardım! Niye atladığımı bilmezdim ama orada olmalıyım düşüncesiyle kesin atlardım. Yürüyerek, marş söyleyerek Meydan’a giderdim ve Meydan’da da sabahlardım. Fiziki olarak o enerjiyi boşaltırdım kesin. 1984 şampiyonluğunu iyi hatırlıyorum. O zaman bile, arabanın üstüne bayrak asıp Bağdat Caddesi’nde tur atmış, üç beş taş yemiş, arabanın camını kırmış, sonra oradan dönüp Acıbadem’de iki tur daha atmıştım. Ama taraftar olmakla yönetici olmak bambaşka şeyler işte. Orada sadece o insanların beklentisini karşılamış olmanın yaşattığı büyük bir mutluluk vardı” şeklinde konuştu.